İhsan S. Çağlayangil: "Ordu zehirli gaz kullandı"
Editor tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 22 Kasım 2008 22:56
"... Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden, bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. ...Dersim böyle bitti!."

1937-1938 Dersim katliamı ardından kurulan mahkemede idama mahkum edilen Dersim'li Kürtlerin infazını düzenlemekle görevlendirilen İhsan Sabri Çağlayangil'in itiraflardır bunlar.

İşte bu itirafları kendisinin ses kaydından dinleyiniz:

 

Yorumlar 

 
#3 Editor 2008-11-28 16:52
1926 tarihinde Dersim'e giden dönemin mülkiye müfettişi Hamdi Bey'in hazırlayıp hükümete sunduğu rapora bir göz atmakta yarar var. Hükümet yıllar sonra bu ve benzeri raporları esas alarak 'Tuncelı Kanunu' oluşturmuş, 'çıban başı' gördüğü sorunu planli ve programlı bir şekilde, 1937-1938 Dersim Katliamını gerçekleştirdiğ i anlaşılıyor.

"Yaptığım temasların bende hasıl ettiği izlenime göre, Dersim gittikçe Kürtleşiyor, ülküleşiyor ve dolayısıyla tehlike büyüyor. Hükümeti senelerden beri meşgul etmekte bulunan Dersim meselesi eski idarenin seyyiat mirasından başka bir şey değildir.

Yeni hükümetin bazen adil davranış, bazen zayıf ve bazen de sebepsiz ve neticesiz şiddet gösterme gibi dengesiz ve faydasız politikası Dersim'i daimi bir hercümerç yuvası haline getirmiştir. Sivil ve asker büyüklerin ıslahat ve tedibat gibi zıd fikir ve düşünceleri, mütereddit ve tehdit etmek istidarında olmayan eski idare merkezlerini devamlı suretle işgal etmiştir.

Dersim Cumhuriyet Hükümeti için bir çıban başıdır. Bu çıban üzerinde kesin bir ameliye yapmak ve elim ihtimalleri önlemek, memleket selameti bakımından mutlaka lazımdır.

Aşiretlerin durumları ve silahları hakkında verilen bilgi, teşvik ve teyit ihtiyacından uzaktır. Bu konuda alınan malumat gerçeğin tam kendisidir. Son derece zeki, kurnaz ve hileci olan bu halk, hükümetin zayıf veya kuvvetli olduğuna göre mütecaviz veya itaatlidir.

Okul açmak, yol yapmak, refah sebeplerini sağlayacak fabrikalar kurmak, kendilerini meşgul etmeye yarayan çeşitli sanayi işleri sağlamak, özet olarak yurt sahibi yapmak veya uygarlaştırmak suretiyle ıshalata alınmak hayalden başka bir şey değildir.

Teenni ve idare-i maslahat politikası bir süre daha devam ederse gelecekte daha büyük karışıklık ve kaynaşmalar beklemek lazımdır.

Geçen yıl kararlaştırılan ıslahat, bazı siyasi sebeplerle elverişli ve uygun bir zemine ertelenmişti. Bu siyasi düşünceleri esası Musul meselesi idi ki, o da kesin bir sonuca bağlanmamış olduğuna göre, daha fazla geciktirilmeye tahammülü kalmayan Dersim meselesinin bir an önce halli uygun bir ileri görüşlülük olur..."
 
 
#2 Türkan 2008-11-28 15:42
1981 de Dersim ovacık ilçesine bağlı, Kale Deresi mezrasında 20 yaşında Üniversite öğrencisi olan Behzat Firik adında bir genç Ağabeyi Ekber’ile birlikte evinden alınarak ormana götürülüyor. Ormanda Behzat bir ağaca bağlanıyor ve işkence yapılıyor. (insanlıktan çıkmış) Yüzbaşı Osman Aytek’in sırayla askerlerin ateşte kor haline getirdikleri kasatura’ile Behzatın vücudunu dağlıyor ve her tarafını çizmeye başlıyor. Behzat kan kusmaya başlıyor, ama vahşet ve sadistlik devam ediyor Behzat’ın ayakları ateşin içine yerleştiriliyor yanık kokusu bütün Dersime yayılıyor. Behzat’ın ayakları dirhem, dirhem topuklarına kadar yanmaya başlayınca kurşunlanarak öldürülüyor ve bütün bunlar Behzat’ın Ağabeyinin gözlerinin önünde oluyor. Tıpkı Dersim katliamında olduğu gibi.

Bu TC’nin İnançlarından ve Kimliğinden dolayı Alevi Kürtlere nasıl yaklaştığını sembolize eden, binlerce örnekten sadece bir tanesi.
Bu olaydan da anlaşılıyor ki, yıllar sonrada Devletin Alevilere bakışı ve Dersim politikası hiç değişmedi. Hala aynı yöntemlerle insanlar öldürülüyor, Dağlar bombalanıyor, ormanlar yakılıyor, kimyasal kullanılıyor göç, sürgün yoksulluk,inkar devam ediyor.
Aleviler artık kendi yakın tarihlernde yaşanan ve Katillerin övünerek anlattıkları bu katliamlardan ders çıkarmalıdırlar diye düşünüyorum.
 
 
#1 Renco 2008-11-26 22:40
yıllardır dile getirilenlerin sadece gecikmiş bir itirafıdır dönemin emminiyeçisi i.s.çağlayangilin. türk devleti, 1937-1938'de dersim'de hiç bir direnişin olmamasına rağmen, çok önceleri planladığı bir katliami gerçekleştirmiş tir.

tuhaf olan şey qızılbaş kırmancların kendi qatliam emrini veren celladının resmini evlerinin baş köşesinde hz.alinin yanına asmalarıdır...