2010 Yazında Köyde Buluşalım TETKİNLİK 1: Hazır Baba -Yayla- Çadır Baba’ya Ziyaret; Bu Etkinlik İçin Yapılacak Çalışmalar: 1. Aracın tutulması 2. Video çekimi 3. Fotoğraf çekimi 4. Çadir Baba'da ... Devami |
Ya Xizir Ti est a ke est aRojî rojên Hz. Xizirî yê. Kirmancên Qizilbaşî hîrê rojî roje gênê, qûrbanan sere birnenê û mîyazan kenê vila. Sala Xizir roje, qûrban û mîyazê şima ... Devami |
Zonê ma zaf rindek o û ez ciraWayîra Punikî Zahide Ergüle de roportaj Ez naye ra aşme ravêr pêsîya ke na ca Berlin, edi Nogatstr. 45 de, bi di zonan (Zazakî-Almankî) Punikê Domanan (Çocuk Yuvasi, Kind... Devami |
2010 da Gestemerde'de BuluşalıDeğerli Gestemerdeliler, Herbir yana dağılan köylülerimizin köy hasretini ve birbirlerimize olan özlemi kısmen de olsa gidermek, çocuklarımızın birbirlerini yakından tanıyabilmesi, uzakta doğan ve köyünü görmeyen, tanımayan köylülerimize köyümüzü tanıtmak için 2010 yazında tüm ... Devami |
SOSYO-EKONOMİK YAPI VE TOPLUMSToplumların yaşam biçimlerinde bazı temel değerler vardır ve bu değerler toplumsal gelişmişlik düzeyini belirler. Fakat temel değerler incelenirken iktisadi, siyasi ve kültürel boyutu esas alınmalıdır. Çünkü burada temel kural; her şey birbirine bağlıd... Devami |






| Türkiye’de tehlikede olan 18 dil |
| Editor tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 21 Şubat 2009 23:13 |
|
Türkiye’de tehlikede olan diller arasında 18 dilin Atlas’ta yer aldığı görülüyor. Bunlardan 3'ü ölü dil kategorisinde yer alıyor. Atlas, dünya genelinde tehlikede olan dileri, “güvensiz” (eğilimli), “tehlikede”, “ciddi tehlikede”, “kritik” ve “ölü” kategorilerine ayırıyor.
Yorum yapan arkadaşların dikkatine! Bizim için önemli olan sizin yorumlarınızdır. Sadece kendi yorumlarınızı ekleyiniz lütfen. Prensip olarak başkalarına ait yazıları kopyalayıp yorumlara yapıştırmak işini doğru bulmuyor ve onların silineceğini belirtmek istiyoruz. Selamlarımızla, Gestemerde Online
.Abaza, Ahbazca, Adige, Gagavuz, Pontus Yunancası, Kapadokya Yunancası, Lazca, Hemşince, Romani, Suret, Ermenice, Kabar-Çerkes, Zazaki, Hervetin, Ubıh, Turoyo, Mlahso, Judezmo (Ladino). Kapadokya Yunancası, Mlahso ve Ubıh dileri ölü diller kategorisinde yer alıyor. Ubih dili Tevfik Esenç'in 1992'de ölmesiyle birlikte kayboldu. Lice Kamışlı köyünde kullanılan Mlahso dili ise Güneybatı Kürdistan’a göçen İbrahim Hanna'nın 1995'te ölümüyle yok oldu. Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romani (Çingene dillerinden biri), Suret (Süryanice’ye benziyor) ve Ermenice Türkiye’de tehlikede. Suret dilini Türkiye’de konuşan kalmadı, bu dili konuşanların çoğunun başka ülkelere göç ettiği belirtiliyor. Gagavuzca ve Yahudilerin konuştuğu Ladino ve Turoyo dilleri ciddi tehlikede. Midyat bölgesinde kullanılan bu dil 2008’deki konuşanların sayısı 50 bin olarak belirtiliyor. Hervetin dili kritik durumda yer alırken, Abhazca, Adige, Kabar-Çerkes dilleri ve Zazaki güvensiz diller kategorisinde bulunuyor.
Türkiye’de tehlikede olan 18 dil
![]()
(kaynak: ANF) |
| Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Mart 2009 14:19 |
Yorumlar
kendi diline, kültürüne ve kimliklerine sahip cikmayanlar baskalasacaklar . yani asimile olacaklar.
türkiyede uygulanan sistematik asimilasyon politikasi sonucu 18 dilin yok olma tehlikesiyle karsi karsiyayiz. ciddi önlemler alinmazsa bir kac on yillik ömrünün oldugu bir gercektir.
her seyden önce kendi deger yargilarmizdan utanc duyar duruma getirildik. yani kendimize yabancilastiril dik.
devlet asimilasyon politikasini sürdüre dursun, bizler ne yapiyoruz bizler?
bunda kendi katki payimiz yok mu? bence vardir.
"bu dil hic bir yerde gecmez ve bir seye yaramaz. olmazsa olur..." mantigini alelen bir yana birakmamiz gerekiyor.
aksine dilimizi daha cok sevmek, sevdirmek ve sahiplenmek gerekir. bunun icin analara büyük is ve sorumluluk düsüyor. her seyden evel evimiz bir egitim alani olmaldir. cocuklarimiza kendi dil ve kültürümüzü kavratmaliyiz.
daha da önemlisi egitim-ögretim haklarimizi elde etmek icin daha aktif calismak ve eylemlere kitlesel katilmak gerekiyor.
bu vesileyle "dil mi, lehce mi" sorunundan önce ivedilikle yerine getirilmesi gerekenlerin oldugunu bilmek gerekiyor.
bölünmüslügümüz yetmiyormus gibi, simdi de "dersimce..." ismi altinda ciddi bir anti kürt propagandasi ile karsi karsiyiz. dil bilimcilerin calismalari bizler üstlenmek durumunda degiliz ve görevimizde degil, cünkü altindan cikamayiz.
diger taraftan, zaza ve kurmanclari Kürt olarak adlandiran devlet, son yillarda zaza ve kürt ayirimini cok daha öne cikarmistir.
herkes yapabilecekleri yle ugrasirsa daha iyi olur diye düsünüyorum.
Dilimizi sevelim ve konusalim lütfen.
selamlarimla