Perşembe, Şubat 23, 2012
   
Text Size

Dersim katliamını yaşayanların anlatımları yürekleri dövüyor

74 yıldır Dersimi karlar beyaza boyadı, yağmurlar yıkadı hala akıtılan kanın izleri silinmedi. Katliamcıların süngülerinde donakalan çocukların bakışları öylece duruyor. Onur ve şeref için kendilerini kayalıklardan atan genç kızların çığlıkları hala kulaklarda. Çocukları için kurşunlara göğsünü siper eden anaların kahramanlıkları hala beleklerde. Gaz odalarına dönüştürülen mağaralardan, köylerden tüten koku dağlara taşlara sinmiş silinmiyor.

Katliamdan kurtulan kadınlar ve çocuklar ganimet gibi paylaşıldı. Dilini bilmediği Türkiye metropollerine gönderildi. 70 bine yakın Dersimli iki yıl boyunca en barbar yöntemlerle katl edildi. Munzur suyu, Laç deresi kan akıyor. O günü yaşayanların anlatımları ve gözyaşları yürekleri dövüyor.

Dersim Katliamı AKP ve CHP arasında politik malzeme yapılıyor Kürtler Aleviler ve diğer etnik kimlikler söz konusu olduğunda farklı düşündükleri, fakat Türk İslamcı tekçi inkârcı politikalarda da aynı düşünüyorlar. CHP ile AKP arasındaki Dersim kavga sı çok kültürlü, eşitliğe olanak tanıyacak bir kavga değil, Dersim’ i iç siyasete malzeme etme kavgasıdır. Yoksa AKP’nin yaptığı bir arınma bir yüzleşme değil AKP bu katliamı böyle bir vahşeti CHP’nin sırtına yıkmaya çalışarak bunun bir devlet terörü olduğunu unutturmak istiyor, ve aynı zamanda sistemin gerçekleri karartmasında öncü bir rol oynuyor.

Dersim Katliamı yapılırken AKP kurumsal olarak yoktu ama zihniyet ve siyasal anlayış olarak hep vardı. AKP baştan beri siyaseti yalan ve hileyle yapıyor Türkiye’nin önemli sorunlarını çözmek yerine onlarla yalan yanlış propaganda yapıp siyasal ranta dönüştürüyor, sömürüyor. Dersim katliamına, Diyarbakır Cezaevi katliamına, Erdal Eren’in idamına birçok olaya böyle yaklaştı, yaşanan acıları siyasal sömürüye dönüştürdü. Dersim Soykırımı, AKP’nin basit parti çıkarlarının çok ötesinde kullanamayacağı ve sömürülemeyeceği kadar büyük ve derindir.

Bu gün Maraş katliamı’nın 33. yıl dönümü şu anda AKP de milletvekili olan birçok isim o dönemde devlet kurumlarında amir konumundaydı. Sivas katliamını yapanların avukatları Yine AKP’ liydi. Cezaevlerinde yaşanan birçok katliam sırasında adalet Bakanı Şevket Kazan’dı. Çorum, Malatya, Gazi, Ümraniye, Koçgiri Alevi inancı ve Kürt kimliği hala yasak. AKP zihniyeti olan Tekke ve zaviyeler kanunu yürürlükte olduğu sürece de yasak olacaktır.

Tayip Erdoğan, birden ortaya çıkıp alay eder gibi Başkanların il toplantısında özür diliyor, Dersim katliamına sahip çıkıyormuş gibi görünerek bu gün Kürtlere yaptığı soykırımı örtbas etmeye çalışıyor. Kürt halkına karşı geçmişte görülmemiş büyüklükte imha operasyonları yapıyor. Dersimden daha büyük soykırım yapacağını ilan ediyor. Kazan vadisinde kimyasal silahlarla paramparça edilenlerin cenazeleri hala Malatya morgunda duruyor. AKP bütün bu yaptığı vahşeti gizliyor kamuoyunu ve halkı kandırmaya çalışıyor.

Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Dersim bir statüye sahipti. Orduya asker vermiyordu, vergiden de kısmen muaftı. Kendi içinde bir özerkliği vardı. Tayip Erdoğan gerçekten dürüst ise Dersimi eski statüsüne kavuştursun. Oysa AKP BDP’li Dersim Belediye’sine bile tahammül etmiyor, Seyit Rıza’nın mezarının yerini söylemiyor Dersim isminin Tunceli’ye geri verilmesini istemiyor her gün dağları ovaları bombalıyor ormanları yakıyor, Dersimi’in maddi ve kültürel zenginlikleri yağmalanıyor.

Kürt sorununu acil barışçıl bir şekilde çözmemiş bir hükümetin, bir devletin tarihle yüzleşmesi hesaplaşması yalan yanlış olduğu kadar komiktir de. Dersim Katliamına karşı çıkmak, Kürt katliamına karşı çıkmakla olur. Dersim halkından özür dilemek, Kürdü inkâr politikasından vaz geçerek, Kürtlerin ulusal demokratik haklarını tanıma, Kürt sorununu çözme ile olur. Tarihle böyle yüzleşilir, acılar böyle sarılır, bunun dışındaki her yaklaşım yalan ve hile olur, Dersimlilerin acılarını Dersimlilere satmaktan başka bir şey olmaz.

Nameyên Domanan

name_doman_1

Komentarî

Cigêrayene

© Gestemerde Online 2006
Şu anda 9 konuk çevrimiçi