Deger ve Degerlerimiz PDF Yazdır e-Posta
riza kogirs tarafından yazıldı.   
Cuma, 19 Haziran 2009 14:50

Sevgili Ali Bal Golasar`in  gerek suyundan, gerek inancsal acidan kutsal bir deger oldugunu yazmis. Golasar`in üzerinde bir binanin yapilmasi icin; bir kampanyanin düzenlenmesini önermis.Sevinsem mi, aglasam mi? Aglama yanim agir basti buyüzden göz yaslarimi satirlara dökmek istedim.

Yazisinda bu degerin yıtirilisin acisini icinde hisederek yazmis. Maalesef biz de böyle bir toplumuz kaybeettikten sonra  degerini anlamaya calisiyoruz. Arkadasimizin, komsumuzun, akrabamizin, kardesimizin,anne ve babamizin degerini onlari yetirdikten sonra ah vahlar, keskeler demeye basliyoruz.

Evet Golasar büyük degerdi. O degeri kayb ettik sadece Kovikliler degil ayni zaman da Gestemertliler, Zacex baska köyler icin de. inancsal acidan  toplumun büyük kesiminin de. O Golasar ki basta dogaya, insanlara, hayvanlara  hayat veriyordu suyula .Yine de veriyor baska mekanda,  buna  da tarafiz ama asla böyle olmamaliydi. O kutsal mekan tümden kurutulmamaliydi. Hem doga acisindan hem inancsal acidan. Ben cok oldu Golasr`a gitmiyeli ama cekilen resimleri görünce Golasar demeye sahit lazim.  Oyasa ki bizim inanc ve kültürümuz dogada bulunan insana hayat veren bazi varliklari kutsal saymakta ve onlari korumakta. Su, orman, bazi hayvanlar vb. Golasar da bunlardan biriydi. Kovik ve Gestemerde orman icindeydi simdi o ormanlar yok. Özellikle köylerin alt kisimlari coraklasmis, yagan yagmur sel olup önüne kattigini alip götürüyor. Büyük bir erezyon kaybi, kayb olan dogamiz, topragimiz.Kayip olan bizim kaybimiz. Orman gitti, arkasindan toprak gidecek, sular da gittsin geriye ne kalir? Insanlar desen zaten her biri bir tarafa savrulmus. Aci bir tablo; dogustan sahip oldumuz degerlere sahip cikamadik ki, dogada var olana sahip cikalim. Kendimizden uzaklasmayi marifet, dogayi tahrip hüner, kendinden kacisi yüceltme ve yükselme olarak gördük.

Insan cevresinin ürünüdür, icinde bulundugu cografya onun yasam bicimini, inancini etkiler. Bizim toplumumuzda ve cografyamizda ziyar(ziyaret) ve kutsal mekanlar coktur. Bunlardan Golasar, Hazirbaba, Goskarbaba, Hiniyexiziri (hizir cesmesi) Grêboxan, Xanseref, Xamirpêt..  ve uzar. Bunlar o toplumun guvencesi, sigortasi, umudu, sikäyet yeri. Üzerinde yemin edilerek noteri,murad dileme yeri, yasamin her alaninda yerleri var. O cografyada yasamin büyük bir kismi gecen büyüklerimiz gittikleri yerlere  bunlari da götürmüsler. Mekansal olarak degil ama kalbinde ve kafasinda tasiyor. Hastaysa bin doktora gitse yine de o kutsal mekanlardan derman dilemekte, onlara kurban kesmekte, adak adamakta. Mesela Dewres Baba derki (izmirde): „lanet gitsin bu yunan topragina ne ziyarat  var ne gercek ,gitsem bir memlekete önce ugrasam Golasra, sonra Hazirbabya, sonra Goskarbabaya aksam koyunlar gelince kessem onlara bir kurban“ Dewres Babanin cektiklerini yakindan tanik oldugum icin onun „adalet“ adina ne kadar adaletsizlige ugradigini  biliyorum. Cok caresiz ve umutsuzdu. Ama tüm  umudu  kutsadigi o mekanlardi. Onlar onun hakimi, savcisi, hekimi, ögretmeni herseyi idiler. Yine Kovikli rahmetli Vahid (Wado), görmedim ama duydum ne kadar gercek bilmiyorum. Kütahya`ya göc eder. O da nelerle karsilasir bilmem. Ama memlekete gidip bütüm kutsal mekanlardan teberik alip götürmüs. Kendi evin yaninda o teberiklerin etrafini cevirip kendi ziyaretini yaptigini duydum. Evet kendi umudunu, sigortasini, hekimini kendine yakin getirmis rahmetli Wado. O Vahidin ki, Kore savasinda esir düsmüs. Kendi anlatimiyla: “beni Golasar, Hazirbaba, Goskarbaba kurtardi“ diyordu. Yine denize düsen bir Amerikan bayan pilotu yüzme bilmedigi halde kurtarmaya calisan Vahidin, kadinin bütün israr ve tekliflerini red ederek geri dönerek kendi gercegine kavusmus. Yine Türkiyede memurluk yaptim siralarda kimsemiz köyde kalmadigindan yalniz kalan annemi yanima götürdüm. Aksamlari eve dönünce annemin agladigini görüyordum. Dedim, anne tamam biraz yalniz kaliyorsun ama köyde olsaydin tümden yalnizdin. Bizim ev köyden uzak, kar-kis kimse gelmez kimse gitmez, sen tümden yalnizdin.  Annem döndü bana dedi ki; „ah  oglum ah oradaki  bütün daglar, taslar, ormanlar, yollar …. hepsi  benim arkadasim, bizim sahibimiz var ; Golasar, Hazirbaba, Goskarbaba bizi yalniz ve sahipsiz birakmaz. “  Evet anne ne yazik ki arkadaslarin ve sahiplerin tek tek yok ouluyor. Pirika Naz ne demisti:


Hawer delal
Hawer delal
Tasa sipî, ava zelal
Av jî ava Golasar
Qicik û mezinê Kovik’e
Kî vexwe lê bibe helal

Têr nînim herim çolê
Ordek nînim herim golê
Hazir Baba xeberekî xer
Min re bîne
Li erdê Istanbol’e

 Em ji hesreta ava Golasar in, em ji pirika Naz. Ava Golasar nema. Nizanim Hazirbaba te ra anî xebereki .

Golasar suyu götürülürken bazi tartismalar ve itirazlar yasanmisti. Bunlardan bir tepki cok ilgincti. Bu arada o tepkiyi gösteren rahmetli  Bali (Balo) rahmetle analim. Köye gelen yetkilere, tepkisini göstermek istemis ama Türkceyi  iyi  bilmediginden istedigini ifade edememis. Cebinden cikardigi bir yumurtayi alip herkesin ortasinda yere atarak kirar. Bu beklenmiyen tepkiye herkes sasirir. Bu tepkiyi anlamaya calisir. Acaba ne anlama geliyor. Evet tepki yoruma acikti. Birinci yorum; biz razi degiliz, gerekirse bu ugurda kafamizi yumurta gibi kirarariz. Ikinci anlam; gerekirse biz sizi yumurta gibi ezeriz ama suyu vermeyiz. Köylüler ise „ bu tepki cok asiri oldu ,devleti kizdirdik. Gücümüz de yetmiyor suyu alip götürecekler nasil olsa. Bali hepsini götürmesin“.  Evet bütün caba suyun hepsi götürülmesin noktasinda yogunlasti  ve suyun hepsi götürülmedi. Bildigim kadariyla bu son yillarda suyun hepsi görtürüldü.

Oturup birilerini suclamak kimseye birsey getirmez. Eger bir suc varsa, hepimiz bu suca ortagiz. Birilerini suclamak en fazla tercih edilen kolay yoldur. Ali`nin önerdigi öneriye katki sunmak gerekir. Bu öneri daha da genisletilebilir. Saygi ve sevgilerimle

Riza KOGIRS