Bir iznin izlenimleri PDF Yazdır e-Posta
Riza KOGIRS tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Eylül 2009 11:40

Uzun zamandir gidemedigim memleketime bir izin planladim.  Onun icin bazi hazirliklar yaptim. Her gördügümü görüntülemek icin kamara, her duydugumu kayit etme icin ses kayit cihazlarini aldim.  Biz pek yazi,  kayit, belge, arsiv gelenegi olmadigi icin kültürümüz hep kayip gidiyor.  Biz de sözlü kültür cok daha yaygin ve etkin.  Köy köy dolasip hem tanimak hem de fikra,  hikäye, masal ve benzeri toplamak istedim ama istedigim gibi gitmese de kismen yapabildim.

 Gitme vaktim geldi gece 23 sularinda bindik ucaga izmir`e dogru sabah saat altida pilotumuzun inmek üzere oldugumüzu hava sicakliginin 25 derce oldugunu bildirdi. Kendi kendime sabah 25 derece olursa öglen ne olur acaba? Beni almaya gelen arkadasa pilotun ; „havanin 25 derece oldugunu „ söyledi ama olsun ben zaten sicaklar icin geldim dedim.  Arkadas - siz soguk yerden gelenlerin ilk gün buzu cözülür, ikinci gün isnirsiniz, ücüncü gün sicak olur, dördüncü gün kacarsiniz. Bunun üzerine bir hikäye anlatti. Bir gün adamin biri yüklü esek ile yamacli bir yolda gider ama durmadan dua eder „ ya xizir here nika itara derbaz bine. . “ durmadan bunu tekrar eder sonun da esek yükle birlikte asagiya dogru yuvarlanir. adam der; „ xizir kac kendini kurtar, esek geldi yüküyle birlikte geldi,  Siz de sicaklar basti mi kac kendini kurtar dersiniz“ dersini dedi.  Izmirdeyken Kültür binanisin acilimina katildim, Aslinda Cemevi niyetinde yapilmis ama Cemevleri ibadet yeri olarak kabul edilmedigi icin kültürevi olarak acilisi yapildi.  Biz de bu törende hazir bulunduk. Alcilisa Izmir belediye baskani, alavi dernekleri baskanlari, alevi vakfilari baskanlari,  CHP den milletvekili Önder Sav konusmasinda; „Alevilerin cumhurriyetin ve laikligin sigortasi ve güvencesidirler „ dedi.  Öyle mi? peki o zaman neden cemevleri ibadetyeri sayilmiyor? cumhuriyet ve laikligin güvencesi ve sigortasi alevilerin devlet bütcesinden ne kadar pay aliyorlar? Ya da hic aldilar mi? sizler yillarca alevi oylariyla siyast yaptiniz sizler ne yaptiniz aleviler icin? Önder Sav hizini alamiyarak demokrasiden ve insan hak – özgürlüklerinden dem vurdu. Nerde alevilerin ve kürtlerin hak-özgürlükleri. ? Oraya toplanan insanlarin hemen hepsi Vartolu ve Hinisliydi.  O insanlarin dilinde tek bir kelime etmedi, onlarin dilinde bir selam bile vermedi.  Mazan allah demokrasi, insan hak ve özgürleri size kalirsa ne olur halimiz.

Evet arkadasin dedigi gibi izmir sicaklarina dayanamayip _Izmirden öglen sicaginda yola koyulduk otobusumuz hat üzerinde olmiyan Manisya ugrayip yolcu alarak yoluna devam etti. Otobusler kilimali sicaklari pek his etmedik. . Otobusler sicak olur düsüncesiyle otobusle gelmek istemeyen yegenim de yanilmis oldu.  Izmir-Mus hatti Malatya il sinirina kadar iyi. Düzelme var yollarda. Oradan itibaren de hizli bir yol calismasi var eger biterse iyi olacak. Yol biraz da kisalacak. Mühendis olmama ragmen daha önce yolculuk yaptigim bu hatta surasi, burasi kisilabilir dedigim yerlerin bir kismi kisaltilmis aslinda biraz daha masrafakatlanarak yol daha fazla kisilabilinir. Bu , hem zaman kazandirir hem kaza risklerini azaltir, bu da sonucta enerji tasarufudur.  Izmirden yola cikarcikmaz kaptan Ibrahim Tatlises`in kaseti dinletirdi Afyon yakinlarina kadar.  Artik gina geldi bana yeter desem mi demesem mi ikilemindeyken,  birden müzik degisti hem de radikal bir sekilde. “ Biz mazluma söz vermisiz , savasiriz Küdüstani kurana dek“ o anda yan koltukta Manisa`dan Afyon`a giden iki kücük cocugüyla oturan bayanin aklindan neler gecebilecegini düsündüm: „ acaba ben yanlis bir otobuse mi bindim, hangi ülkedeyim, biraz da korktu mu acaba. .  vesayre düsündüm.  Bayan bunlari düsündü mü düsünmedi mi? bilemem ama ben en azinda onun adina bunlari düsündüm.  Malatya/Darendeye kadar rahat geldik ama bundan sonra yolcalimalari var.  Calismalar bakilirsa iyi bir otoban olacak. Malatya`dan gecerken eski günleri mi yad ettim. Malatya güzel bir sehir . Hem iyi hem kötü anilarim oldu, 1980 öncesi en sicak olan bir sehirdi , hep korku icinde yasadim . Hatta simdiye kadar fiziki ve pisikolojik etkilerini tasiyorum.

Elazig/ Kovancilar kazasina geldigim de ; kaptana burda inecegimi söyledim,  kaptan hayretle; niye? Ben burdan Dersime festivale gidecegimi söyledim ve indim.  Kovancilar-Dersim yolu da cok berbat ama cok genis bir yol yapiliyor. Biterse cok güzel bir yol olacak. Bu yol yapimlari yüregime su serpiyor.  Dersim daglarin yamaclarina kurulmus pek düzlük alani olmiyan, her taraf mese ormani, vadiler, bol akarsulari var,  sehir Harcik ve Munzur cayin birlestigi yerde her iki suyun arasina kurulmus. Sehir gerek cografyasi, gerek dogal güzellikleri, sulari, daglari, ormanlari, tarihi, kültürü insani ile dünyanin her tarafindan bir farkligiyla kendisini gösteriyor. Gecim kaynaklari hayvancilik ve tarim olmasina ragmen bunlardan eser kalmamis, ne hayvan kalmis ne tarim. Hele tarim adina hic birsey yok, sanayii ve üretim adina hic birsey yok.  Sanirim dünyada üretmeden tüketten tek il. Üretim iliskisine bagli olarak insan bilgisi ve kültürü degisir ama dersimde hic üeretim olmadan sanirim büyük bir abarti olmasek gerek dünyanin en kültürlü il`i.  Kadinlar ayakkabi boyacisindan tut bütün alanlarda varlar. Kadin dayanismalari var , bayanlar kendi ekmek firini da acmislar, Türkiyede tek il belediye baskani bayan olan il Dersim.  Kadin erkek-esitligi burda biraz daha iyi Türkiye`nin diger ilerine nazaren.  Dersim bir bütün olarak degerlendirdigim zaman; „Ben ne ezmek ne ezilmek istemiyorum „ bir lokma bir hirka anlayisi onu dünyaya kapali bu alana yerlestirmis. Ama hep ezilmis hic rahat birakilmamis. Dersimi anlatmak ayri bir yazi konusu. Dersimde her aileden en az bir can kaybi var,  kimilerin birden fazla. Yine iskenceden, hakaretten, hapisten gecmeyen cok az sayida insan var.  Özellikle yaslilarla sohbet ederken ister istemez laf onlarin cektikleri acilara geliyor. O yaslilarin gördügü iskenceleri anlatinca dayanilir gibi degil. Artik laf oraya gelince konuyu degistirmeye calisiyordum. Ama sonra da pisman oldum keske konusturup kayda alsaydim,  Düzgün Baba`ya giitim. Cok rahbet var.  Dagin her iki yamacina birer cemevi yapilmis, Cemevleri biribiriyle rekabet halindeler. Düzgünbaba Nazmiye ilcesinde, nazmiye cok kücük bir ilce ama cok eski bir ilce. eski ismi Kizilkilise sonra Kisla sonra da Nazmiye ismini almis. .  Yeri yüksek onun icin hava serin. Bizim yaylalarin havasinda, yaylarimizda yetisen kinkor otu burda yetisiyor.  Bir cami var, bu da eski bir kilise imis camiye cevirmisler.  Nazmiyede bir cemevi var. Cemevlerini hal kendi katkilariyla yapmis.  Dersim`de de iki cami iki cem evi var. Dersim`de her inanctan insan bulabilirsin tek de olsa. Nazmiye gelmisken pirlerimizi de görmeden gidemezdim. Onlara misafir oldum. Bu sefer talip pire misafirdi. Saka da yaptim.  Pirim ciralik sirasi sende dedim.

Munzur gözelerine gittim anlatilamaz nitelikte güzel, dünya su sikintisi cekerken, bir damla su para satilirken, burda bosa akiyor hem de kocaman bir cay, cok zelal bir su.  Gerci munzursuyu siseleme fabrikasi kurulmus ama suyun büyük kismi bosa akiyor.  Munzur gözelerinde kendin pisir kendin ye de mümmkün orada hersey hazir bulmak da mümkün.  Her sey orada ilac . Orada yetisen bir dag sarimisagi var ki; her derda derman kalbe, kolestrola, yüksek tansiyona,  ve bir antibiyotik fazivesini görüyor.  Eger düzbir yer ariyorsan onu Ovacikta bulabilirsin.  Dersim topraklarinda cok dag geyik `i var burda.  Sanirim sebebei kutsal sayilmalari ve buyüzden kimsenin karismamasi.  Bunlara hem Düzgünbaba`nin hayvanlari hem de Annafatma`nin hayvanlari deniliyor.

Dersim festivali cok güzel gecti.  Cok katilim vardi basin 50-60 bin dedi ama siz bunun bes katini deyin 300. 000 bin insan katilmisti. Sasirmistim bu kadar insan nereye yerlesti. Okullar, evler dolmus, cadirkent, günlük katilanlar vardi. Festival her ilcede kutlaniyordu. Her ilce doluydu, Her ilcenin kendine ait festival programi vardi. Seminerler, acik oturumlar, siir dinletileri,  konserler vs.  Herkes ilgi alanina göre katilim gösteriyordu.

Dersim`in gerek cografyasina gerek insanina hakim olamiyan egemenler , Dersim`i insansizlastirma, cografyasini bozmaya koyulmuslar. Bu kücücük Il`de 17 baraj yapilmak isteniliyor hatta ikisi bitmek üzere. Uzmanlara göre bu barajlarin elektrik enerjisini üretmekte pek fazla katkisi olmaz. Ikincisi kisa ömürlüler bu yüzden dogayi bozmaya degmez. Yapimina baslanan iki barajin yerlerin gördüm.  Dersim`in en verimli arazisi. Zaten ekili alan az, olani da barajlarin altinda kaliyor. Bu iki baraj egimin az oldugu,  oraya göre düz olan alan.  Aslinda laternatif enerji kanaklari varken bu barajlarin yapimina israri anlamiyorum. Oraya yatirilan para Dersim`de kac tane fabrika kurulur, kac kisiye is alani acilir. Dogayi bozmiyan yel degirmenleri var. Ruzgar da bol, bedava ve daha uzun ömürlü.

Dersimden festivalin bitiminden birgün önce ayrildim cünkü Kovik festivaline yetismek sitiyordum ve ayni aksam yetistim . Kovik festivali de cok güzel gecti. Bir köyün böyle bir etkinligi gerceklestirmesini daha önemsiyorum. Hemserimizi Firat Günesi canli canli dinleme firsatini buldum. Kovikli köylülerimizi kutluyorum.

Gestemerd`de iki güzel hafta gecirdim, büyük özlemleri gidermeye calistim, havasi,  suyu bana ilac gibi geldi. Bütün rahatsizliklarim kayb oldu.  Birgün Cadirbabayi ziyaret ettik inanilir gibi degildi cok kalabalikti, Kecan, Tasci,  Gestemerde,  Kovik`ten gelen insanlar vardi yaklasik 150 elli insan vardi.  Cadirbabanin üzerinde bir bina yapilmis icinde kap-kacak var kurbanini orada kesip orada pisirebiliyorsun. Birgün Hazirbabayi ziyaret ettik köylülerle birlikte. Oradan bütün Varto`yu seyr ettim, gecmiseme daldim , her noktanin bir anisi vardi, film gibi gecti gözlerimin önünden.  Köye suyun gelmesiyle her evde banyo,  su var, hemen herkes eve suyu almis, tuvalet ve banyo yapmis. Kimileri günes enerjisini yaptirmis .  Ama üretime dönük birsey yok herkesin kücük bir bostani var onunla mesgul olup duruyorlar.  Tarim hic yok hayvancilik cok zayif.  Kurbanlik bulamiyorsun ve cok pahali. Et ve peynir buradan pahali. Yaptiklari is bir otlari bicmek.  Onu da satin alan kimse yok,  Köy artik bir sehir.  Elektrik,  su, telefon,  günesenrjisi,  istiyen olursa internet de var.  Mezarlik cevresi cok güzel olmus . Dikilen agaclarin hepsi yesermis.  Bazi köylülerin kendi tarlalarinda diktikleri ceviz agaclari da büyümüs, yakinda köyümüzün adi cevizlerle anilirsa sasirmayin.  Köydeki birlik - beraberlik ve dayanisma bana göre iyi .  Mezarlik ziyaretinde de herkes beraberdi.
Genclerin sayesinde bol bol govend oynadik, gencler para toplayip davul-zurna tuttular. Kecanli zurnaci Imam ve kardesi davulcu Kadir tam memleket havasinda bir govend caldilar biz de memleket tadinda bol bol oynadik. Köy disarida olan köylülerin gelmesiyle dolmustu bayagi kalabalikti.

Varto pek gelismemis,  sehir ici yollar yapilmis ve temiz. Bol bol evler yapilmis Bativartoda bazi köylere yapilan deprem konutlari var.  Cogalan tek sey var.  O da özel taksiler. Kücücük ilcede 70 tane ticari taxi var. Ilkkez memleketimde adres sordum.  Keske Varto büyüse , gelise ben de her seferinde adres sorayim.

Dönüste Ankara`ya ugradim. Amkara 1985 yilindan buyani üc kat olmus diyebilirim. Daha önce Ankara disinda sayilan evimiz simdi merkez. Bu arsalarda Türkiyede öyle bir rant dönüyor ki dünyanin hic biryerinde yok.  O evimiz ucuza istimlak edildi.  Büyük rantcilar kondu. Ankara nerdeyse Polatliyla birlesmis. Polatli Ankara``ya 80km idi. Diger yandan Sincanla birlesmis.  Trafik cevre yollarla simdilik biraz rahatlamis ama ne zamana kadar.

Izmir de Ankara gibi 1985 yilindan bu yana birkac kat artmis. izmir daha fazla göc almis. Ama buna parelel is alanlari artmamis. Trafik cevre yollarla bayagi rahatlamis. Kusadasi tam bir beton yigini olmus.  Rantcilarin yeri.  Burasi katl edilmis. , Didim biraz daha iyi eger sahiplenmezse ora da Kusadasi gibi olmaya hazir.  Bodrum ikinci bir Istanbul diyebiliiriz. Her tarafta betonlasma var. Sanirim burdaki konut sayisi Türkiye`nin hic bir yerinde yoktur. Ama sevinecek bir tarafi var ki,  hepsi ayni mimaride ve ayni renkte.  Yüksek katlar yok,  en fazla iki kat.

Sizlere de bir kat nasip olsun dileklerimle saglikli ve mutlu bir yasam diliyorum.

Riza KOGIRS