2010 Yazında Köyde Buluşalım TETKİNLİK 1: Hazır Baba -Yayla- Çadır Baba’ya Ziyaret; Bu Etkinlik İçin Yapılacak Çalışmalar: 1. Aracın tutulması 2. Video çekimi 3. Fotoğraf çekimi 4. Çadir Baba'da ... Devami |
Ya Xizir Ti est a ke est aRojî rojên Hz. Xizirî yê. Kirmancên Qizilbaşî hîrê rojî roje gênê, qûrbanan sere birnenê û mîyazan kenê vila. Sala Xizir roje, qûrban û mîyazê şima ... Devami |
Zonê ma zaf rindek o û ez ciraWayîra Punikî Zahide Ergüle de roportaj Ez naye ra aşme ravêr pêsîya ke na ca Berlin, edi Nogatstr. 45 de, bi di zonan (Zazakî-Almankî) Punikê Domanan (Çocuk Yuvasi, Kind... Devami |
2010 da Gestemerde'de BuluşalıDeğerli Gestemerdeliler, Herbir yana dağılan köylülerimizin köy hasretini ve birbirlerimize olan özlemi kısmen de olsa gidermek, çocuklarımızın birbirlerini yakından tanıyabilmesi, uzakta doğan ve köyünü görmeyen, tanımayan köylülerimize köyümüzü tanıtmak için 2010 yazında tüm ... Devami |
SOSYO-EKONOMİK YAPI VE TOPLUMSToplumların yaşam biçimlerinde bazı temel değerler vardır ve bu değerler toplumsal gelişmişlik düzeyini belirler. Fakat temel değerler incelenirken iktisadi, siyasi ve kültürel boyutu esas alınmalıdır. Çünkü burada temel kural; her şey birbirine bağlıd... Devami |






| Dokunmayın Çocuklara |
|
|
|
| Türkan K. tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 12 Kasım 2008 13:37 |
|
Türkiye devleti, Medyası, kalemşorları Kürtler, söz konusu olunca milli birlik ve beraberlik çerçevesinde, her zamanki gibi birleştiler. Yine yalan, düzmece haberlerle kılıflar uydurarak, gerçekleri çarpıttılar. Kürtlerin haklı taleplerle yaptıkları eylemlerini saptırarak, içini boşaltarak, gözden düşürme yöntemlerini kullanarak, yaptıkları saldırıları, estirdikleri terörü meşrulaştırmaya çalıştılar.
Bu defa da Ordunun kuklası olan Medya, çocukları öne çıkararak saldırdı.’Çocukları kulandılar, çocukları kalkan yaptılar, bakın çocuklar nasıl çikolatayla üç beş kuruşlan kandırıp sokaklara sürüyorlar, altı yedi yaşındaki çocukları araziye sürüyorlar ’ ve bunun gibi birçok ucuz söylemle Halkı kandırmaya çalıştılar. Sürekli çocukların görüntülerini yayınlayarak öne çıkararak çocukları hedef gösterdiler. Yıllarca Filistinli çocukların İsrail’in zoruna, zulmüne ve vahşetine karşı taşlı sopalı direnişini, duygularımızı sömürerek, kullanan Medya Kürt Halkı söz konusu olunca ne kadar ikiyüzlü, çifte standartlı olduklarını da bir kere daha ortaya koydular. Bir halkın dilini, kültürünü, kimliğini yani bir halkı yok sayan anlayışlardan, bu eylemlerden doğru sonuçlar çıkarmasını beklemiyorum tabiî ki, beklemek de doğru değil. Ama Kürtlerin en masum taleplerine, insani değerlerine böylesine çirkin bir şekilde saldırarak çocukları hedef göstererek ölümlerine, onlarca çocuğun gözaltına alınmasına, işkenceden geçirilmesine, tutuklanmasına ve linç edilmelerine neden oldular. Hiçbir Anne, Baba, Hareket çocukların sokağa dökülmesini, panzerlerin altında ezilmesini, kurşunlanmasını, dövülmesini, işkence görmesini küçücük yaşta ceza evine düşmesini istemez. .Kürtleri, Kürt çocuklarını, Kürt kadınlarını sokaklara döken, dağlara çıkarmaya zorlayan bu sistemin çürümüş Politikaları ve Devletin kendisidir. Devlet bu gerçeği ters yüz etiği sürece, gerçeği görmemezlikten geldiği sürece Kürt çocuklarının sokaklara çıkmasını engelliyemez. Çocuklara ya benim gibi düşüneceksin ya da potansiyel suçlusun, teröristsin demek yerine, Kürt çocuklarını sokaklara süren, dağlara çıkaran nedenleri sorgulamak ve ortadan kaldırmak gerekmiyor mu?
Terörist dediğiniz o çocuklar nasıl ezildiklerini, nasıl sömürüldüklerini, ötekileştirildiklerini, kendi ülkelerinde üvey çocuk muamelesi gördüklerinin farkında olmadıklarını mı sanıyorsunuz? O çocuklar yıllardır ülkelerinde süren haksız bir savaşla birlikte büyüyorlar. Her gün top, tüfek sesleriyle uyanıyorlar, oyun alanlarına döşenmiş mayınlarla küçücük bedenleri parçalanıyor. O çocukların, isimlerini değiştirdiğiniz çok sevdikleri, özgürce koşabildikleri köyleri vardı.Taşlardan,çamurdan yaptıkları oyuncakları vardı. Bir gün gözlerinin önünde köyleri yakıldı, evleri başlarına yıkıldı göçe, açlığa yoksulluğa, sefalete ve çaresizliğe sürüklendiler. Terörist dediğiniz o çocukların bir dili vardı ama okula gittiklerinden itibaren yasaklandı. Kendi dillerini konuştukları için aşağılandılar, horlandılar dayak yediler dillerini, kültürlerini inkâr etmeleri istendi onlardan. Kürt Halkını ve Kürt çocuklarını açlıkla yoksullukla terbiye etmeye çalışıyorsunuz. Çocuklar okula gitmek yerine, sokakta simit satıyor, ayakkabı boyuyor, araba yıkıyor ve en kötü işlerde çalışmak zorunda bırakılıyorlar. O çocukların evine bir defa değil defalarca baskın yapılmış, eşyaları talan edilmiş, en ağır hakaretleri duymuş, Anneleri, Babaları, Kardeşleri onların gözlerinin önünde aşağılanmış, horlanmış cop, tekme tokat dayaktan geçirilmişler.
Henüz on iki yaşında olan Uğur Kaymazı on üç kurşunla nasıl katl etiğinizi ve iki sene önce Diyarbakır koşu yolu Parkında dokuz tane çocuğu nasıl öldürdüğünüzü, çocukları nasıl panzerlerin altında sürüklediğinizi, kollarını nasıl kırdığınızı o çocuklar biliyorlar ve görüyorlar.
O çocukların mutlaka bir yakını ya devlet tarafından katl edilmiş, ya sürgün edilmiş, ya ceza evine konulmuş, ya kaçırılmış kayb edilmiş, ya da Dağdadır. Yani o çocuklar sizin Kürt Halkına uyguladığınız zulme tanık oluyorlar ve bu vahşetle birlikte büyüyorlar. Bütün bunlar onları sokaklara çıkarmaya yetmiyor mu? Kürtler ve Kürt çocukları kafalarını nasıl postallarınızın altında ezdiğinizi unutmayacaklar. Bir halk Kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla sokaklara çıkıyorsa, çocuklar, kadınlar kendilerini panzerlere siper ediyorsa, bunu doğru anlamak, algılamak ve objektif olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu noktaya gelmiş bir Halkın mücadelesini, ulusal uyanışını, çocuklar çikolatayla, şekerle kandırılıyor demek böyle değerlendirmek öngörüsüzlük ve Politik Özürlülüktür. Aslında bu işlerin Çikolatayla, şekerle hal edildiğine kendiniz inansaydınız şimdi bunu çoktan yapmıştınız çünkü sizin Tarihiniz bu tür örneklerle doludur. |
Yorumlar