Beynimizi ve yüreğimizi ele geçirmeye çalışıyorlar PDF Yazdır e-Posta
Türkan K. tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 29 Aralık 2008 16:59
Toplumsal yaşamın çürümeye yüz tutuğu, benzeştirici, yozlaştırıcı kültür artık Kapitalist sistemlerin bir kolu haline gelmiş. Egemenler, çok çeşitli biçimlerde yoz, çürümüş ahlaksız kültürlerini kitlelere empoze etmek, insanların beynini, yüreğini paramparça ederek ele geçirmek istiyorlar.

Yani, görmeyen, duymayan, sevmeyen sorgulamayan kendine verileni olduğu gibi kabul eden, bencil tartışmasız, eleştirisiz, iradesiz tek tip insan yığınları yaratarak, insanları yozlaştırarak, toplumsal sorumluluktan koparmak, istedikleri biçimde yönetmek ve yönlendirmek istiyorlar.

Türkiye Devleti, de Türk milletçiliği ulus devletini kurarken başta Kürtler olmak üzere Türkiye sınırları içinde bulunan diğer halkların dilini, kültürünü asimile ederek, özelikle Türkleştirerek, Araplaştırarak inkâr ve yok sayma politikasını uygulamıştır.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha bir hafta önce özür diliyorum kampanyasıyla ilgili bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve Miletvekinin açıklamaları kendilerinden olmayan başka bir ırkı nasıl aşağılık bir şeymiş gibi lanse etiklerine hep birlikte tanık olduk.

TC devleti, kendini büyütmeyi, Kürtlerin ve diğer halkların kimliklerini, dillerini, kültürlerini inkâr ederek ve aşağlıyarak yapmıştır. Halkı kendine ve bütün değerlerine yabancılaştırarak, gerçek yaşamdan kopararak, duyarsız bireyler haline getirerek halkın taleplerini, özlemlerini ezmeye çalışmıştır.

Binlerce yıllık kültürleriyle Mezopotamya’nın en eski halklarından biri olan Kürt halkının da diğer halklar gibi kendine özgü, bin yıllara varan kültürlerinin, dillerinin olduğu tarihsel anlamda da kanıtlanmış bir gerçekliktir.

Fakat sömürge statüsünde olan, yüz yıllarca her şeyi talan edilen ve yaşamış oldukları inkâr asimilasyon, politikaları yüzünden var olan kültürlerini de yeterince yaşayamamışlar, bir bütünlük içinde koruyamamışlar ve sürdürememişler. Sürdüremedikleri gibi gelişmesini ve büyümesini de sağlayamamışlardır.

Tarih boyunca hep savaşmak zorunda bırakılan, Dilini özgürce konuşamayan, kültürel geleneklerini, göreneklerini serbestçe yaşatmayan eğitim kurumları olmayan bir halkın kendine ait değerlerini geliştirmesi ve sürdürmesi tabiî ki çok zordur.

Yaşadığı tarihsel ezilmişliği, horlanmışlığı, inkârı sadece kılmalarına dökebilen bir halkın kültürlerine bakış açılarının çok geniş olmasını beklemek çokta doğru değil. Çünkü özgür birey iradesi, özgür, demokratik bir ülke ve bir toplum içinde ancak gerçekleşebilir.

Fakat her şeyi sömürgecilerin baskı ve asimilasyon politikalarına bağlamak bu gerekçelerin arkasına saklanmak doğru değil. Çünkü Kürtler sadece tarihsel alanda değil, artık toplumsal, kültürel ve sanat alanın da da çok büyük değişiklikleri yaratıkları somut sonuçlarıyla birlikte ortadadır. Artık Kürtlerin kültürlerini, dillerini, sanatlarını geliştirebilecekleri eğitim ve benzeri kurumları vardır. .

Örneğin Gestemerde Online de bu oluşumlardan bir tanesidir. Hem de dilimizi, kültürel gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak ve geliştirmek için çok önemli bir oluşumdur.

Biz birçok ezberi Gestemerde Online ile birlikte bozabildik diye düşünüyorum.

Yani, biz kendimize, değerlerimize ve geleceğimize sahip çıkmak istersek bunun potansiyeli, koşulları ve zemini vardır.

Sistemin yüz yıllardır kültür talanı asimilasyon ve zulmüne rağmen bizi öz kültürümüzden, dilimizden ve tarihimizden uzaklaştırmıştır, ama koparamamıştır. Hele halkın kazanma umudunun çok artığı böylesi bir dönemde hiç koparamayacaktır.

Ayrıca tarih bizlere, kendi kimliği, dili, kültürü için mücadele eden halkların toplumsal uyanışını zorla, baskıyla, inkârla bastırılmayacağını defalarca göstermiştir. Çünkü birlikte, barış ve kardeşlik içinde yaşamak, ancak ve ancak birlikte var olabilmekle mümkündür.

 

Yorumlar 

 
#2 Türkan 2009-11-24 21:24
Selam Burhan arkadaş, Eleştirini dilimizi koruma ve geliştirme anlamında çok doğru buluyorum. Ama eleştiri yaparken bazı gerçekleri de göz ardı etmemek gerekir diye düşünüyorum.Zazaca yazarsan bu sisteme karşı çıkabilirsin yada pençesinden kurtulursun anlayışınıda doğru bulmuyorum çünkü çok dar bir anlayış,sığ bir yaklaşım.

Ben Dersim kökenliyim dersimin sosyal yapısını iyi bilmek gerekiyor, alevi bir ailenin kızıyım yetişme tarzım, sosyal, entelektüel çevrem, geçmişte devletin bir kurumunda çalışmam, Türkçe okumam,Türkçe yazmam,yıllarca sadece Annemlen zazaca konuşmam,kendi köylülerimlen,y ada vartolularlan görüşmemem ve sayre, da ha birçok neden sayabilirim. Bütün bunlar etkendir. Bütün bu etkenleri yani tarihi süreci bilmek ve sorgulamak gerekiyor bütün bu kriterleri saydığımız zaman benim kendi dilimlen kendimi ifade dememem sadece benim suçum değil ayrıca benim bireysel sorunum değil, bu sorun toplumsal bir sorundur.

Diyebilirim ki ben zazacaylan Gestemerde Online ile birlikte tanıştım onun için Gestemerde Onlinenin bütün bu değerler için çok önemli bir mevzi olduğunu düşünüyorum.

Örneğin gökyüzü zazaca da nedir bilmiyorum değil unutmuşum,daha birçok şey. Çok değer verdiğim ve çok sevdiğim bir arkadaşın da emeğiyle birlikte kelime hazinem gelişti, okumayı yazmayı geliştirdim.Gestemerde Onlinenin sayesinde bir gün Annemin diliyle yazacağıma da inanıyorum en azında bunun için çaba sarf ediyorm.Dil bir iletişim aracıdır konuştukça paylaştıkça gelişir.
 
 
#1 burhan 2009-11-22 21:56
Selam. Bana göre beynimizi ve yüreximizi ele gecirmisler,cün kü biz sadece ve sadece türkceyle düsünüp,yazip, kisacasi türkceyle yatip kalktigimiz müddetce,onlari n pencesinden kurtulamayiz.(hic fark etmez neyin üzerinde yazarsak yazalim).Eger buna karsi bir durus sergilemek istiyorsak,ilk önce kendimizi bu dilin pencesinden kurtarmaliyiz ve buda bir yolla mümkündür, oda kendi anadilimizle konusmak ve yazmaktir.Semeduk mi eno nusht, heyf mi yenuk ensi mezg pey zon serdesto nusen.