Gazzeye atılan her bombayı yüreğimde his ediyorum PDF Yazdır e-Posta
Türkan K. tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 17 Ocak 2009 20:02

Gazze tüm dünyanın gözleri önünde en ağır silahlarla, bombalarla yakılıp yıkılıyor. Hangi Emperyalist saldırıda böyle olmadı ki. Bunlar yıllarca Nazi kamplarında yaşananları da böyle seyir etmediler mi? Iraka uyguladıkları ambargoda binlerce çocuğun ölmesini de aynı şekilde izlemediler mi? Saddam Hüseyin bunların gücünü arkasına alarak Halepçede beş bin kürdü katl etmedi mi? Bir kaç gün sonra toplanan İslam konferansı bu katliamı gündemine bile almadı. Bu alçakça saldırılar karşısında çıkan cılız seslere isyan ediyorum. İsrail vahşette sınır tanımıyor ama bu korkunç vahşeti tüm dünya seyir ediyor.

Emperyalistler her zaman olduğu gibi ağız birliği yaparak, birlik ve beraberlik halinde İsrail Siyonizm’in saldırıları arkasındadırlar. Çünkü İsrail emperyalistler adına saldırıyor, katl ediyor. Dünya halklarına emperyalizmin iradesi karşısında boyun eğmeyi, kul olmayı dayatıyorlar. Halkları çaresizleştirip boyun eğdirmek istiyorlar. Filistin halkının nezdinde diğer mücadele eden halklara mesaj veriyorlar benim istediğimi yapacaksın, bana itaat edeceksin ve diz çökeceksin. Bu anlayışı dayatmak istiyorlar.

Çünkü Gazzeye atılan bombalar basit bir yıldırma korkutma politikası değil. Tüm ezilen sömürülen dünya halklarının mücadelesini, iradesini, kırma yok etme saldırısı olarak görülmelidir. Gazze ye düşen her bomba ezilenlerin, sömürülen yoksul halkların kafasına düşmüş gibidir. Gazeye düşen her bomba Irakta, Afganistan da, Kürdistan da faşizme karşı mücadele eden direnen kadınların, çocukların özgürlük mücadelesi veren halklara da saldırıdır, yok etme ve irade dayatmasıdır.

Birleşmiş Miletler haması da kınayarak ancak İsrailli kınayabiliyorlar. Avrupa birliği katillerle mazlumlar aynı koşullara sahiplermiş gibi karşılıklı bir çatışma görüntüsü vererek iki tarafa da ateşkes çağrısı yapıyor. ‘Hamasın militanları ölsün sivillere dikkat edin çocuklar ölmesin’ gibi yaklaşımlar samimiyetsiz ve faşizancadır. ABD İsraillin kendini savunma hakkı var diyor katliamları açıkça savunuyor. Diğer ülkeler, Hamas füze atıyor diyerek İsraillin katliamlarını meşrulaştırmaya. Çalışıyorlar.

Siyonizm’inin orta doğu halklarına karşı işlediği bütün katliamlara emperyalistler kadar ikiyüzlü riyakâr İslami iktidarlarda ortaktırlar suçludurlar. .Ekonomi, askeri, siyasi yani göbekten İsrail’le bağlı olan Türkiye sanki kendisi İsrail’le bir yaptırım uyguluyormuş gibi ikiyüzlüce başkalarını eleştirebiliyor. Emperyalizmin denetiminde olan Arap birliği olağan üstü toplantılar yapıyor, ama hepside Filistin sorununda bir riyakârlık düzenbazlık içindedirler. Çünkü Emperyalizmin denetiminde olan onları destekleyen bir politikanın dışına çıkamıyorlar.

Yani yağan bombalar altında açlıktan, susuzluktan yokluktan ölen kadınların çocukların halkın çığlığını görmezlikten gelenlerin, bu haykırışları yüreğinde his etmeyenlerin ateşkes çağrıları, bu katliamları ikiyüzlülükle kınamaları da, katliamı yapan Siyonist katil, İsrail kadar ahlaksız ve düşmancadır.

 

Diğer taraftan, Gazzeye atılan her bombayı kendi yüreklerinde his eden mazlum halklar ayaktalar. Gazzenin iradelerinin yok sayılmasını kabul etmiyorlar. Çünkü biliyorlar ki Gazze de kırılan irade ezilen, sömürülen dünya halklarının da iradesi olacaktır. Emperyalistlere karşısına bedenlerini, iradelerini koyarak boyun eğmeyen Gazze halkının yanındalar,biliyorlar ki halkların oluşturdukları direniş duvarlarını, siyasi, askeri güçleri olanlar geçemeyecek, kazanan direnen halklar olacaktır.

 

Emperyalistlerin ve işbirlikçilerin desteğiyle İsrail Gazzeye tonlarca bomba daha yağdıracak yakıp, yıkacak ama istediği sonucu alamayacaktır. Çünkü 3 bin yıllık tarihi olan Gazze parçalanmış işgal edilmiş ama hep direnmiş hem de çok büyük bir cesaret ve karalılıkla hiç teslim olmamış. Bu günde Filistin halkı bir taraftan ölülerini topluyor bir taratanda çocuğuyla, yaşlısıyla, kadınıyla kendilerini feda ederek tecrit ve kuşatmaya karşı ölümüne direniyor, direnecek ve kazanacak

 

 

Yorumlar 

 
#2 Türkan 02-04-2009 14:37
Dünyanın efendileri G20, küresel ekonomik kriz zirvesi toplantısı adı altında İngiltere de bir araya geliyorlar. Halkların acıları, sefaleti ve yoksulluğu üzerinden kendi saltanatlarını, mutluluklarını sürdürmek için Halklar adına, Halkların kaderini belirleyecek kararlar almak istiyorlar. Büyük yalancıların, katilerin sahipleri aslında, Emperyalistleri n çıkarlarını korumak adına mazlum halkların geleceğini daha ne kadar çalabiliriz hesaplarını yapıyorlar.

Diğer taraftan Brüksel de NATO ya üye olan devletler bir araya geliyorlar. Bir saldırı aracı olan NATO yu geliştirmek daha da tehlikeli bir araca dönüştürmek istiyorlar. Başta devrimciler, demokratlar olmak üzere tüm muhalefet edenlere karşı önlemler alıyorlar.

Oysa zulmün sahipleri bilmelidirler ki son sözü daha dün Türkiye de Kürtler,Gazzede ve Dünyanın birçok ülkesinde halk söyledi ve yine halk söyleyecektir. Halklar haykıracaktır yaşam bizimdir son sözü biz söyleyeceğiz.
Alıntı
 
 
#1 Türkan 31-01-2009 15:18
Doğruyu söyleyecek güveni, gücü, cesareti, yüzü olmayana yalancı derler, yalancılar olanı olmamış gibi gösterirler olmayanı da olmuş gibi gösterip gerçekleri inkar eden insanları oyalayan, aldatan yanlış yönlendiren kişilerdir.

Gazze katliamı boyunca İsrail’le karşı yürüttüğü ikiyüzlü politikasını sürdüren TE dünde kelimenin tam anlamıyla,Davos 'ta ucuz kahramanlık yaparak şov yaptı ve söylediklerinin arkasında da durmayarak, sözlerim İsrail’le değildi bana söz verilmediği için kızdım dedi.

Beklide hayatında ilk defa doğruyu söyledi. Elleri sonuna kadar kan içinde olan birisi, boğazına kadar kana gömülmüş birisine söz söyleyemez. Sen İsrail’le söz söyleyemezsin çünkü senin elerinde sonuna kadar kan içinde.

(Öldürmeyeceksi n) Her din insan hayatını kutsal sayar insan hayatına kastetmeyi en büyük günah kabul eder bu sözleri TE söylüyor. Yüzlerce insanın en vahşi, en insanlık dışı uygulamalarla ölümüne, işkenceden geçirilmesinden sorumlu olan birisi bunları nasıl söyleyebiliyor.

(Öldürmeyeceksi n) diyor, bu söz TE nın ve onun gibilerin benimseyebilece ği bir söz değil. Onlar kutsal kitaplarda yer alan eşitlikten adaletten yana olan hiçbir sözü bu güne taşımadılar taşıyamazlar da.

Onlar için kitapların ne emrettiği değil çıkarlarına neyin uygun olduğudur. Hiçbir işbirlikçi, hiçbir katil, hiçbir bir faşist bu sözü ağzına bile alamaz Onlar için İktidarına, sömürü düzenine karşı çıkanı öldüreceksin yoksa onlar başka türlü saltanatlarını nasıl sürdürebilirler ? Bunların riyakârlıkların ı, yalanlarını saymakla bitmez çünkü bunlar siyasetini, politikalarını bunlar üzerine kurmuşlar
Alıntı