Gestemerd Anı Ormanı...‘Zone ma’sına güvendiğim birkaç kişiye sordum ‘orman’ kelimesinin karşılığı nedir diye. Tam bir karşılık öneremediler.Demek ki unutuldu gitti. Gestemerd dağlarında orman kalmayınca ‘orman’ kelimesi de terketti gitti ‘Gestemerdce’yi.... Devami |
Alî Çalişî wefat kerdDewijê ma Alî Çaliş 4.Temmuze 2010, Bazar cemê şanî Gestemerde de wefat kerd. Merdenêde bê dem û bê waxte dej dana mordemî. Ma bi merdena Alî Çalişî xemgîn îme. Ma sere ... Devami |
Gestemerdijê Berlinî pîknîk deGestemerdijanê Berlinî bi nas û dostanê xo pîya piknîk de roje de rinde derbaz kerde. Edi Görlitzer Park de roja bazare 06.06.2010 de qic ra pile gestemerde na roja tîjîne ... Devami |
Gestemerdijên Berlînî Pîknîk vAktîvîteya gestemerdijanê Berlînî ra juye kî organîzekerdena pîknîkî ya. Ma emser kî pîknîk organîze kenîme. Gelê cîranan bêrê ma pîknîk de biresîme pê û şahîyêde rinde pîya derbaz bikerîme. Çîyê ... Devami |
Asîmîlasîyonê ziwanê Kurdî, koBice ke seranserê Kirmancîye, bi hezaran kirmancan edi roja rewşana ziwanê kurdî de bi pankartanê ‘Asîmîlasîyonê ziwanê Kurdî, komkiştena şarê Kirmancî ya’, ‘Rewşana ziwanê kurdî fîraz bo’, ‘Wa ziwanê ... Devami |






| Bakışlarında hayata göz kırpan gülümsemesi vardı |
|
|
|
| Türkan K. tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 06 Haziran 2009 20:58 |
|
Geçenlerde Hürriyet gazetesinde Ertuğrul özkökün bir yazısını okudum. Tamillerin lideri Velupilai Pirapaharana’’ başına mendil örtülmüş ölü balık bakışlarını gören herkes benim gibi düşünürdü’’ diyor. Sirilankanın katliamcı, işbirlikçi yöntemlerini bizde Kürtlere karşı uygularsak Kürtler biterimi ve bunun gibi kin dolu ırkçı söylemler uzayıp gidiyordu. TC devleti yıllardır Türkiye’de yaşayan halklara aynı yöntemleri uyguluyor, Sizde bu kirli savaştan nemalandığınız için, dağlarda parçalanan bedenler üzerinden şöhret edindiğiniz için savaş çığırtkanlığı yaparak alkışlıyorsunuz bitirebildiniz mi? Öyle şeyler yazıyorsunuz ki hani avcı avını takip ederken aldığı o iğrenç sevinç var ya kalemleriniz o kareyi yansıtıyor. Türkiye’nin sözde aydınları TC devletinin ve onun gibilerin büyüklüğünün sadece vahşet ve zulüm olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Yıllardır süren savaşın Kürt çocuklarını, kadınlarını nasıl kirlettiği, kardeşi kardeşe kırdırdığı, artık yeter değimi? Ne zaman küf tutan beyninize dokunacaksınız? Ne zaman kavrayacaksınız ölenlerin, işkence görenlerin, kayb edilenlerin, göç edenlerin de insan olduğunu. Onlarında özlemlerinin, sevinçlerinin, hüzünlerinin olduğunu. Ne zaman vicdanınızın sesini dinleyeceksiniz? Ne zaman buğday tarlalarını, kestane ağaçlarını, laleleri, yağmalamaktan vaaz geçeceksiniz Görmek, duymak istemediğiniz onlarca hayata ne zaman dokunacaksınız. Yakılan köyleri, Kurşun yağdığında kahkahaları donan çocukları, şarapnel parçalarının kaç insanı yaktığını, patlayan her bombanın kaç tane yoksul Kürt ve Türk gencinin yaşamın baharında canını aldığını, dağlarda yankılanan Kürt ve Türk analarının çığlıklarını ne zaman duyacaksınız. Vicdanınızın sesi neden bu kadar uzak bu düşmanlık vicdanınızın sesini bastıracak kadar ağırımı, vicdanınızla hesaplaşmak bu kadar zorumu? Kürtlere karşı olan düşmanlığına bir anlam verebiliyorum ama Tamillerin vahşice katledilmesi Ertuğrul özkökü neden bu kadar çok sevindiriyor bir anlam veremiyorum. Ölmüş bir insana öfkesi adeta paslı bir Kılıç gibi k, böylesine aşağlayıcı nitelendirmeler yapıyor. Hani Müslümanlıkta ,dininizde düşmanında olsa ölmüş bir insana saygı duyuyordunuz? Halklar mücadele ederken yenile bilirler ama yok edilemezler. Tamil haklıda örgütünü, önderini her şeyini yeniden yaratarak mücadelesine devam edecektir. Kim bilir Tamiller Velupilai’nin adını yeni doğan kaçta ne bebeğe takmışlardır. Velupilai nin sizin gibi kocaman yalanları, riyakârlıkları yoktu. Onların kocaman yürekleri vardır. Onlar kurşunlara karşı, Haydari kampındaki gibi ölüme usulca govende dururlar, gecede sesiz bir yıldız gibiler, yürekleri bir boran şiddetindedir. Onlar gecede aşk sancısı, ay ışığında umut, neşeli bir ezgi ve onlar geceyi yarıp tan kızıllığında zulmün en dizginsiz anında yine halkının yanında yaşam olacaklar, hep birlikte ilmek, ilmek öğrecekler ve kendi tarihlerini yazacaklar. Ya siz? Bir Çin atasözü var çok, çok iyi ve çok, çok kötü çok, çok uzun sürmez. Bende o gazetede gururla yayınladığınız Velupilai’nin fotoğraf karesini gördüm ama senin gibi düşünmüyorum. O fotoğraf karesinde Velupilai sanki denizin mavi sularına sırt üstü uzanmış güneşin denize yansıyan o muhteşem ışıltılarını izliyordu. Sanki gökyüzünde beyaz, gri kümeler oluşturan bulutlara hayata tamda ona yaraşır bir şekilde merhaba diyordu. Sanki bedeninin altında mavi suların derinliklerinde martılara, yosunlara göz kırpıyordu ve balıklara ekmek atıyordu….. |