Yoldaşların tanışıklığı acıların rengindendir PDF Yazdır e-Posta
Türkan K. tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 13:11

Türkiye’de ilişkileri, uygulamaları belirleyen devletin asıl sahibi olan Ordu seksen altı  yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihine bir çok darbe sığdırdı.27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, darbeleriyle iktidarı ele geçirdi. Ve son dönemlerde de  27 şubat gibi post modern   darbelerle işi yürüttü. Son olarak da Ergenekon soruşturmasıyla birlikte bir çok darbe girişimi gün ışığına çıktı.

Ergenekonun parasız avukatlığına soyunan CHP, Deniz Baykal  TSK lerine, Ergenekona okunmayın gelin 12 Eylül Anayasası’nın geçici 15. maddesini değiştirelim  darbeciler yargılansın diyor. Deniz Baykal’ı tanıyan tanıyor. Onun söylediklerinden olumlu bir şey beklemek tam bir hayal olur. Yıllardır söyledikleri demagojiden öteye gitmiyor. Deniz Baykal’ın layıkıyla yaptığı iyi iki şey var: birincisi ne zaman birileri barıştan, demokrasiden bahsetse polemik yaratarak gündemi değiştirmeye çalışıyor.ikinci yaptığı en iyi şeyde ezeli Kürt düşmanlığı yapmaktır. Deniz Baykal da biliyor ki sadece geçici 15.maddenin kaldırılması hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Önemli olan on binlerce insanın yaşamını hiçe sayan 12 Eylül Anayasasının tümden değiştirilmesidir.

Bu ülkede tarih boyunca eşit ve sömürüsüz bir yaşam isteyenlere karşı ölüm, zulüm, baskı, işkence çok çeşitli biçimlerde sürdürüldü. Ama ölümün en vahşi, en kanlısı bu darbelerle birlikte uygulandı. Türk faşizmi en koyu, en karanlık katil biçimiyle binlerce insanın ölümüne, işkenceden geçirilmesine, sorgusuz sualsiz asılmasına, sürgün edilmesine,diri,diri yakılmasına  ve kaybedilmesine neden oldu. Bu ülkede savaşın şiddeti, işkencenin boyutu insanlar üzerinde asırlar boyu taşıya bilecekleri derin izler bıraktı. Bu sistem halklara öyle acılar çektirdi ki hani derler ya gözlerin gördüğünü bazen dudaklar anlatamaz.

İşkence hanelerde gecenin belirsizliği çarpar insanın suratına. Gecedeki gizemdir karanlığa gömülmüş, suratlarında kan izleri olan işkenceciler vardır. Gecede sessizliği bozan copların ve kalasların sesidir. Kalasların sesine yoldaşının sloganları  kazınır. Koşmak istersin o çığlığa doğru. İnatla bütün işkencecileri aşmak, koşmak istersin. Yoldaşının kanayan yarasında çırpınır yüreğin ama ona ulaşamazsın. Zaman geçmez sanki beklemelerde çırpınırsın.Sevdaya dair en güzel düşleri kavganın o en sıcak anında  düşünürsün,  Hücrenin karanlık, ıslak beton duvarları arasında üşürsün. Böyle anlarda Anana sımsıkı sarılmak, dizine başını koyup gözyaşlarını onun avuçlarına saklamak ve Acını biraz dindirmek istersin,

Elbette darbeler ve darbeciler yargılanmalıdır. Darbelerin mimarları cuntacılar kirli, kanlı tarihleriyle yüzleşmeli ve hesap vermelidirler. Ama bunu bu ülkede yapabilecek ne bir hükümet ne de siyasi bir irade var. İktidar cesaret ve güce dayanır. İrade ve güç de toplumsal sorumlulukla ortaya çıkar. AKP Hükümeti toplumsal sorumluluk almak, sorunları çözmek değil, sadece iktidardan beslenmek biraz daha pay sahibi olmak, yandaşlarını daha da nemalandırmakla meşgul. Ayrıca AKP’nin barış, huzur, demokrasi gibi bir sorunu olmadığı için şimdiye kadar bütün sorunlara inkarcı bir yaklaşım gösterdi ve göstermeye de devam ediyor.

Bu ülkede binlerce cinayetin faillerinin bilinmesine rağmen katiller, hırsızlar, mafyacılar hep ödüllendirildiler. Ergenokoncular nasıl yargılanıyor hepimiz görüyoruz. 12 Eylül darbecileri de yargılanırlarsa nasıl yargılanacaklar malumdur. Kenan Evren de bütün bunları bildiği için  kendinden çok emin konuşuyor. Referandum yapın, halk beni yargılarsa intihar ederim,  diyor. Bu halk seni darbeleri ve darbecileri vicdanında defalarca yargılamıştır. Sen çoktan intihar etmeliydin. İnsanlara basmak, ezmek, yaralarını kanatıp acısına gülmek, alay etmek  kolaydır. Ama o kadar da rezildir. Sen, siz darbeler, yargılanmalısınız  halklara çektirdiğiniz bunca acının  hesabını vermelisiniz.                                                                                                                                               

 

Yorumlar 

 
#1 Yoldas 08-07-2009 15:26
Turkiyede duzene mualif olup iskence gormeyen yoktur.Ellerine gecince onlara borcun varmis gibi agizlarindan buyuk olan disleriyle insni parcalamak isterler.Direniyorsan kudururlar.Bu yaziyi okuyunca gayrettebede gunlerce iskence gordugumu sanki yeniden yasadim.cok guzel duygularla yazilmis. İnsnlık onuru iskenceyi yenecek
Alıntı