Bir güvercin kanadını yıkıyor kanla gagasında bebeklerin gözleri var PDF Yazdır e-Posta
Türkan K. tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 16 Ocak 2010 09:05
Tüm masumluğunla barış ve kardeşliği özleyişinle, sen uykusuzluğun rüyalarında, düşlerin koynunda, gömülmemiş ölülerimiz ve hala açık kalan mezarlarımızla birlikte yürürken, Yağmur yüklü karanlık bulutlar ağır, ağır dolaşıyor havada. Yağmur yağacak, yağ yağmur bardaktan boşalırcasına yağ, daha çok yağ yitirdiklerimizin saçları toprağa karışsın. Toprakta kırmızı,sarı, yeşil, mor çiçekler açsın. Laleler, sarı papatyalar, nergisler boy versin. Gestemerde’nin dağlarında menekşeler, güller yeşersin.
 
Bir dost bir yoldaş bir arkadaş yaşadığı ülkeye hep temiz duygularla bakan gerçek ilkelli bir aydındı. Gözleri ve yüreği kimseyi incitmemiş, insana saygının ve sevginin adamı idi Hrant Dink. Görüşlerini cesurca ortaya koyabilen, milliyetçiliğe karşı duran, halklar arsında oluşturulmak istenen karşıtlığa tavır alarak, bir Ermeni,bir Kürt, bir Türk bir Laz,bir gürcü ama en önemlisi bütün bu etnik kimliklerden ve kültürlerden arıtılmış bir çoğul  kimliğin sahibi ve tüm ezilenlerden yana gerçek bir demokrattı Hrant Dink.
 
1915 soykırımın nedenlerini anlamak 2007 yılında Hrant Dink cinayetini kavramaktan geçiyor. O zaman anadolu yu etnik bir temizlikten geçirmekti amaç, şimdide anadolu da ikinci bir ulusun yaşamasına izin vermeyeceklerini ilan etmekti.1915 de osmanlının topraklarını bir arada tutmak adına Ermeniler katl ediliyordu, şimdide ulus devletin hayin toprakları tehlikede onun için katl etiler Hrant dinki. O gün ermeni kafasını getiren cennete gider deniliyordu, bu gün de, önce Hrant dinki öldürttüler sonra katili bir bayrağın altına koyup fotoğraf çektirdiler. Hrant Dink ermenidir bir gayri müslim öldürülmüş dolayısıyla bu cinayet meşrudur demeye getirdiler.
 
Hrant Dink gibi Enternasyonalizmi hayatı pahasına savunan, yaşadığı topraklarda insanların insanca bir arada yaşama, birbirine hoşgörü gösterebilme, kendi kültürü, kimliğiyle bir arada olmayı savunma cesaretini göstermeyi kaç insan Türkiye de başarabiliyor. Kan ve barut kokusunun ruhsal pozisyonları belirlediği bir ortamda, hiçbir zaman işin kolayına kaçmadı. Yaşanan acılara rağmen yaşananları kardeşliğe dökmeyi kardeşliğin diliyle anlatmak yüreklere hoşgörü üzerinden ulaşmak çok zor olsa da Hrant Dink hep bunu yaptı.
 
Anadolu’daki halklar bir gökkuşağı rengi gibiydiler. Ama bu sistem, türkiye devleti bu gökkuşağının birçok rengini soldurdu Hrant Dinki vurarak bu gökkuşağını yok etmek istediler. Gerçek sahibi olduğu, doğup büyüdüğü topraklara onun kanını döktüler. Sevgi dolu bir insanı, özgür bir yaşamı düşleyen bir beyni, yüreği kör karanlığa, kör kurşunlara kurban etiller. Bizler Militarizme ve onun kanlı yüzüne karşı hep birlikte yüksek sesle bağırabilsek ben inanıyorumki  Pablo Picasso gibi ressamlar bir gün gökkuşağının o muhteşem renklerini tekrar boyacaklar. Bizlere, eskisinden daha güzel bir gökkuşağı çizecekler.
 
Ben papatyanın yapraklarını korka, korka koparırıken yağmur dinmiş. hazır babadaki sis dağılmış bin bir renk cümbüşünde gökkuşağı çıkmış, kuzularını otlatan çocuklar gökkuşağının altından geçmek, oyun oynamak istiyorlar. Dağlarda menekşeler açmış. Kelebekler gibi kanat çırpıp yükselmişler semanın engin maviliğinde. Kol, kola girmişler govende kırmızısı, sarısı, yeşili, pembesi hepsi bir arada sanki gül bahçesi, kimi reyhan kokar, kimisi anux kokar kimisi kekik kokar, kimisi, pune kokar. Menekşeleri görüp de ağlamamak olmaz ki, kim diyebilir ağlamak olmaz hele hazır babada siyah bir demlikte çay demleniyorsa, xalo fır sana doğru uçuyorsa,Annelerin lorilori sesleri yankılanıyorsa. ağlanır hem de yağmur dan  daha beter ağlanır. Ama ötelemeden başını okşayarak ağlanır.
 
Elin hala elimde elinin kardeş sıcaklığı hep elimde olacak Hrant Dink.Bu topraklar,Gestemerde Online ve bu dünya seni hiç unutmayacak.seni ölümünün üçüncü yıl dönümünde saygıyla,sevgiyle anıyorum…
 

Yorumlar 

 
#1 Türkan 24-04-2010 18:51
Bu gün 24 Nisan 1915 yılında yapılan Ermeni soykırımın yıl dönümü. Bende Hrant Dink’in şahsında bu katliamı, bu vahşeti nefretle kınıyorum.
Alıntı