Demokrası... PDF Yazdır e-Posta
Xidir tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 06 Aralık 2008 15:32

Demokrası Emredilmeli

DİSK: Artık söz bitti eylem vaktidir

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de, artık sözün bittiğini eylem vakti olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Artık söz bitti eylem vaktidir. Bütün işyerleri, meydanlar, işçi mahalleleri, pazar yerleri eylem alanıdır. Şimdi artık mutfaklarımız, dükkanlarımız, okullarımız eylem alanıdır. Susmak değil, haykırmak zamanıdır. Kriz geliyor geldi sözleri bitmiştir. İşte, toplu veya azar azar işten çıkarmalar, işte zamlar, işte kapanan işyerleri, işte askıya alınan ve imzalanamayan toplu iş sözleşmeleri, işte ücretsiz toplu izinler ve işte işten atılmamak için daha az ücretle çalışmaya razı edilenler, bir tek tencereye kaşık sallamak zorunda kalanlar, işyerlerine yürüyerek gidenler, azla yetinmeyi öğrenmek zorunda bırakılanlar. Geleceksiz ve güvensiz yetiştirilen gençlerimiz. İşçiler ve emekçiler olarak haykırıyoruz. Hayır! Kriz teğet geçmedi, tam da kalbimize saplandı. Ama ağlamak gözyaşı dökmek zamanı değil şimdi. Hele teslim olmak zamanı hiç değil. Tam da direnme zamanı.'

Krize karşı mücadele çağrısı

Krize karşı mücadele çağrısında bulunan Çelebi, 'Örgütsel kıskançlıkların yerine paylaşım ve dayanışmayı, 'bensiz olmaz' yerine 'sensiz olmaz' şiarını, 'Öne çıkma değil', 'Sıra neferi olma' alçakgönüllülüğünü, yeniden ekmeği paylaşmayı, mahallelerde birlikte yürümeyi, iş yerlerinde omuz omuza mücadeleyi örme zamanıdır' dedi. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün bir an önce üretilmesi gerektiğine vurgu yapan Çelebi, 'Burada el ele kenetlenmiş ellerimiz halklarımızın ortak geleceğinin önemli bir güvencesidir. Buradan sizleri, yanınızda kim olursa olsun el ele tutuşmaya, omuz omuza durmaya, Türkiye'de en büyük insanlık onur ve mücadele zincirini oluşturmaya davet ediyorum' diye konuştu.

'İktidara meydan okuyoruz'

KESK Genel Başkanı Sami Evren de, 'Sesleri duyulmayanlar, halleri görülmeyenler, dilleri bilinmeyenler, inançları tanınmayanlar, kimlikleri sayılmayanlar, tercihleri sevilmeyenler hepiniz hoş geldiniz' diyerek konuşmasına başladı. 'Bizleri yalnız sananlar kalabalığımızı görsün, bizi suskun sananlar çığlıklarımızı duysun, bizi uslu sananlar öfkemizi bilsin, bizi korkak sananlar cesaretimizi görsün diye işte buradayız' diyen Evren, alkışlarıyla, ıslıklarıyla, sloganlarıyla, pankartlarıyla, yürekleri de burada olduklarını söyledi. İktidara meydan okuduklarını belirten Evren, 'Utanmazlar bir de 'biz batarsak, herkes perişan olur' diyerek tehdit ediyorlar. 'Bizi kurtarmaya mecbursunuz' diyorlar. Yalan söylüyorlar, onlara mecbur değiliz. Sömürüye, soyguna, savaşa dayalı bu dünya batarsa, emekten, barıştan, kardeşlikten yana bir dünya kurulur ve biz de orada yerimizi alırız' diye kaydetti.

'Asıl bölücü kardeşlik mücadelesine omuz vermeyenlerdir'

Kürt sorunu ve DTP'nin kapatılma davasına değinen Evren, şunları ifade etti: 'DTP'yi kapatarak, operasyonlar yaparak, silahlı kuvvetlerle, özel harekat timleriyle korucularla çözüm üretmeye çalıştıkça, elindeki pompalı tüfeklerle sorunu kendince çözmeye çalışanların sayısı da artacaktır. Bu tüfeklilerin sırtı sıvazlanırsa, faşistlerin 'ya sev ya terk et' sloganı bu ülkenin Başbakanı sorumsuzca kullanırsa o Başbakan'a ne denir? Unutmayın bizim mücadele kararlılığımız arttıkça, halkların bir arada yaşam arzusu ve birbirine sevgisi de artacaktır. İşte bu yüzden, asıl bölücü olanlar, barış ve kardeşlik mücadelesine omuz vermeyenlerdir. Asıl bölücü olanlar, ırkçılığı, şovenizmi ve tek tipçiliği dayatanlardır.'


DEMOKRASI EMREDILMELI

Demokrasi emredilmeli herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda , herhangi bir saate. Bu artik kacinilmazdir. Emekciler, ezilenler ve sinifin tum katmanlari kendi guclerinin ve guc birliklerinin farkina varmalilar. Devleti ve onu temsil eden hukumetlerinin ustu olduklarini, ve hatta onun onunde ve varlik nedeni olduklarinin  bilincini kavramalilar.

Uretimde sen varsin, ulasimda sen varsin, saglikta sen varsin, tarimda sen varsin , tuketimde sen varsin o halde baristada sen olmalisin, yoksa bunu kravatli cankaya takimindan'mi bekliyorsun?

Sermayeye degil emege butce- Krizin faturasini odemeyecegiz diyorsun iyi hos guzelde bunu icin  programin , projen nedir. Neyi nekadar sorguluya bildin masandan. Kapitalizim kari cebe , zararida topluma odettigini biliyorsun o halde neden sorgulamiyorsun, onun  devletinden ve temsili kravatli cankaya takimindan. Butce acik veriyor, neden sorgulamiyorsun, adaleti eger hukuk sagliyamiyorsa, emegin adaleti kendini one koymali ve kurusu kurusuna hesap sormalidir. Esitlikten ne anliyoruz gercekten milligelir dedikleri sey esit ve adeletli bir sekilde paylasiliyormu? Istersen bir goz atalim en tepeden en alttakine, Cankaya takimindan basliyalim Cumhurbaskani, basbakan, bakan, ve vekil, en uts generalinden en alt subayina emniyet amirlerine,ve daha sayamadigim bir cok alan  bunlarin hangisi emekciden daha ustun bir babanin evladidirki emekciden on onbes misli daha fazlaca maas aliyorlar, nerden akar bu degirmenin suyu bol kepceden cebe indirme, zaten bu dengesiz dagilim  degilmi ki acigi yaratan bu da yemityormus gibi super emeklilik ve dort bes sene icerisinde milti milyoner olma, bunlarin hepsi sorup sorgulanmasi gerekli olan seylerdir.

Emekciler acil bir program ve proje gerceklestirmeliler bunu tum birimleriyle subeleriyle federasonlariyle konfedarasiyonlariyla , biliyoruzki herseyin cozumu sadece ve sadece insanliktandir, oda bir karislik mesafedir yani beyin le yurek arasindaki mesafededir. Insanligin vicdanidir, ne devletler ne hukumetler nede ordular bu vicdani yarata mazlar bunu ancak ve ancak sivil kurumlar gerceklestirir, cumku onlardan birazcik vicdan diye bir sey olmus olsaydi toplumla aralarina bir set gibi dokunulmazlik zihrina burummezlerdi. Hukumetlerin toplumlari kurtarma gibi bir projeleri yada programlari olamaz onlar ancak kendilerini dusunurler. Ic ve dis tefeciden. IMF den alinan parayla emperyalizmin temsili hukumeti olarak gorev yaparlar. Geleceyimizi, cocuklarimizi, dunyamizi, emperyalizme, onun hukumetlerine, ordularina ve devletlerine kole etmiyelim.

EMPERYALiST OMURGAYI KIRMAK

Yeni dunya duzeni’ne bagli bir surec olarak gelisen bu surec dunyanin ekonomik ,siyasi ,kurturel ve toplumsal cehresini topyekun degistirmeye yonelik bir surectir .

Emekcilerin ,ezilenlerin ve sinifin kuresel kirize karsi ortaya atacagi tezler oncelikle ekonomik ve siyaset cercevesiylen sinirli kalinmamalidir.

Devleti ve siyaseti hedefleyen onu koruma bariyerlerini tehsir etmeli.

Sorunu sirf ekonomik ve politik bir olgu olarak ortaya koymaktan ziyade, dunya barisini gelistirecek , ayni zamanda emperyalist omurgayi kirabilecek finansal teknolojik , ozel mulkiyet ve her turlu bankacilik sistemine karsi cikip nefret seslerini cogaltarak karsi cikilmali, cokertilmeli.

Yuzyillar once teknik buluslar cagi ve sanayi devrimiyle baslamis olan bu devletlesme sureci dogayi ve bir butun olarak insani yok olus surecine goturmektedir.bu surec toplumlara iyi anlatilmali kardeslik baris sevgi ve dayanisma ruhu gelistirilerek her turden irkci ,soven ,fasist ,militarist ,kapiatlist hareketlere karsi emek, dayanisma, birlik ruhu gelistirilmelidir .

Dogal hukukun gelistirecegi adalet duygusu vicdan ve dayanisma ilkesi yasamin temel ve onune gecilmez bir ogesi olarak gelistirimeli.

Emekcilerin oncelikli amaci kuresel ekonomik krize karsi toplumsal barisi gelistire bilecek dunya kardesligini saglaya bilecek tum ezilen siniflarla birlikte kuresellesmeden kuresellesmeyi gelistirilmelidir.

Hic bir mesrulugu olmayan devletlerin ve onun kurupta gelistirdigi temsili hukumetlerinin , asli gorevlerinin kendi mesru varligini zorunlu kilmak icin savaslar gelistirdigi hic bir neden ve sebep gostermeksizin toplumlari din, dil ,irk ,meshep temelinde, halklari cikarlari icin karsilikli savaslara yonelterek bir olum makinasi gorevini yaptiklari bilimelidir.Sonuc olarak emegin ve sinifin kuresel karsitligi , basit bir protestoculuktan oteye gitmeli cunku sadece protestodan ibarat bir karsitlik zamanla etkisini ve varligini yitirir , bu nedenle kuresel ve her turden krize karsi baskadiri , protesto eylemlerinden ote bugunden hayata gecirilebilen , emperyalist kuresel projelerine karsin toplumsal tasarilara sahip projeler gelistirmek zorundayiz. Bu da emperyalist omurgayi kirabilecek , kuresellesmenin arka plani olan her turden teknolojik finansal projeleri en yaygin sekilde tehsir etmenin yol ve yontemlerini bularak karsi cikilmalidir .Artik yavas yavas sozun bittigi yere dogru ilerliyoruz, artik pratik eylem zamanidir herseyin basladigi herkesin bulundugu kentlerde sehirlerde farkli devletlerde haykirmak zamanidir biliyoruz ki OZGURLUK SOKAKTADIR.